Yolun Sonu
Bu ne bir yardım çağrısı
Ne de pornografisi bir acının
Yalnızca acı…
Emziğini kaybetmiş çocuk çaresizliğinde
Cüssesinden korktuğum
Bir türlü göz göze gelemediğim.
Çocukluğum boyunca absürtlüğünden utandığım çatlak babamı
Sonunda anlayan yorgun kalbimin
Sakin limanlara demirlemesinden sebep
Zihnimin oyunlarındandır belki
Belki de birikmesidir coşkuyla niyetleninen
Ve adressiz kalan hediyelerimin,
Paylaşamadığım onca kitabın ve filmin kursağımda kalan hevesi,
Bebemi büyütürken depreşen an(ı)lardır belki,
Kahpe dünyaya dimdik direnen kalbinin
Artık türkülerle avunamayan
Bende kalan parçalarıdır belki de
Bir arkeolog fırçasıyla kazıp ulaştığım
İlk günkü haliyle, o acı
Varsın aksın gitsin benden,
Tam da her şey yoluna girmişken
El sallayışının hatırası
8 Şubat 2014, Gel hele gülüm gel hele, Ünye
‘Mitatis, Mitocan, BABAM, can dostum, sırdaşım, yarenim, derdimden anlayanım, ilk aşkımı anlattığım, muhabbetlim, kadir kıymetlim, kol kanat gerenim, akıl hocam, ilk öğretmenim, hoş sohbetlim, sıtaralım, kulağım, musikişinasım… Bana selamın mı bu? ‘
Babam bu videoyu çekerken, ondan habersiz, ben çoktan yollara düşmüştüm. Işık hızında varabilmekken niyetim, şubatın çetin havası yol vermedi, yüreğim ağzımda bekledim yolcu bekleme salonlarında. Her şeye rağmen, 9 Şubatın sabahı yanındaydım yarenimin. Bu videoyu çektiği günün sabahı varabilseydim yanına, olmayacaktı bu kayıt.